|
Arsoy, 15 Mart 1936’da Kayseri'de dünyaya gelir. Babası Kayseri hava üssünde görevli olduğu için sürekli oğlunu da yanında getirip götürürdü. O günler pilot olma hayalleri ile yanıp tutuşmaya başlar. Çocukluk yılları neşe içinde geçmektedir. Hava üssündeki Amerikalılarla iyi dostluklar kuruyor, her türlü sanatsal ve spor faaliyetlerine katılıyordu. Son çıkan Amerikan filmlerini , henüz Türkiye’de vizyona girmeden yıllarca evvel öncesinden izleme şansını yakalıyordu. Liseyi Haydarpaşa’da okuduktan sonra pilotluk hayalini gerçekleştirmek için Hava harp okuluna girmek ister ama ailesinin izin vermemesi nedeni ile bu isteğini gerçekleştiremez. İktisat fakültesine birazda zoraki kaydolur. Hiç değilse uçaklara yakın olurum diye de hava alanına yakın bir ingiliz şirketinde çalışmaya başlar.
SİNEMACILARLA İLK KONTAK
Düzgün fiziği nedeni ile bir tesadüf eseri olarak Halk filmin sahibi Fuat Rutkay ve Yönetmen Sırrı Gültekin’in dikkatini çeker. Daha sonraki yıllarında sinemaya ilk adımını şöyle anlatır “Beni sinemaya getiren Sırrı Gültekin'dir. Onu her zaman büyük bir hürmet ve saygıyla, vefayla anarım. Benim hayatımı değiştiren adamdır.” der. Böylece ilk filmi olan “Kara Günlerim” i yapar. Bu filmden 1000 lira kazanır. Daha sonra filmler peş peşe gelir. “Yaprak Dökümü”, “Kelepçe”, “Ham Meyva”, “Taş Bebek”. Ve nihayet kendisini Star yapan, Nevzat Pesen yönetiminde ünlü “Samanyolu” filmini çevirir. Bu film büyük patlama yapar ve Türk sinemasında romatik filmler dönemi başlar. Arsoy’da artık Starlığını ilan eder. O dönemler Ayhan Işık Amerika’da olduğu için kral artık odur. Özellikle Belgin Doruk ile oluşturduğu ikili halkın büyük sempatisini toplar.Bu sırada gönlünü okuldan tanıdığı bir kıza kaptırır. Henüz 25 yaşında iken İstanbul üniversitesinde bir bankta, bugünkü eşi Soley hanıma evlenme teklif eder. 1961’de evlenirler. 4 sene içinde bir kız, bir de oğlan çocuğuna sahip olurlar.
ALTIN ÇOCUK GELİYOR
Oyunculuğunun yanı sıra yapımcılığa da soyunan Arsoy, Göksel film şirketini kurar ve başta “Şehirdeki Yabancı”, “Şafak Bekçileri” olmak üzere 12’ye yakın filmin çekilmesine katkıda bulunur. "Şafak bekçileri" filminde canlandırdığı pilot-yüzbaşı rolü ile hep hayalini kurduğu uçaklara binme fırsatını yakalar. Bu yıllarda Sean Connery’in oynadığı james Bond filmleri bütün Dünya’da olduğu gibi Türkiyede’de büyük iş yapıyordu. Bu filmlerden esinlenen Arsoy benzer formatta olan “Altın Çocuk Londra’da” filmini çevirir. Film büyük ilgi görür. Öyleki, arap ülkelerinden Co-protuction teklifleri bile Alır. Daha sonra peş peşe “Altın Çocuk Beyrutta”, “Orta Şark Yanıyor”, “Altın Avcıları” gibi seri filmleri çeker. En büyük projem dediği bir film, Lübnan savaşının çıkması ile ertelenince morali bozulur. O yıllarda Türk sinemasın içine girdiği bunalımıda dikkate alan Arsoy, sinemadaki ününü ,14 yıl boyunca şarkı söyleyeceği sahnelere taşır.
YEŞİLÇAMA MANEVİ BORCUM VAR
Sinema, sahne derken 1981’de ticarete atılan Arsoy, reklam ve sigorta alanında faaliyet gösteren bir şirket kurar.Arada sırada da olsa Tv dizilerinde rol alır. Sinemanın çöküşünü televizyona ve seks filmleri furyasına bağlayan Arsoy, kendi dönemlerinin daha güzel olduğunu, daha amatör ruhla çalışıldığı söylüyor. 1999’da Antalya film festivalinde yaşam boyu onu ödülünü kazanan Sanatçı ayrıca So-Der (Sinema oyuncuları derneği)ninde ilk kurucularındandır. Arsoy, yeşilçama olan manevi bağlılığını şöyle dile getiriyor. “Yeşilçam bana hiçbir şey kaybettirmedi, tam tersine çok şey kazandırdı. Yeşilçam'ın benim hayatımdaki yeri çok önemlidir. Maddi, manevi olarak beni ben yapan, beni 2000'li yıllara getiren Yeşilçam'dır. Bu sevgiyi, bu itibarı, bu güzellikleri bana temin eden Yeşilçam'dır. Sinemadaki bazı sanatçı arkadaşlar yanlış konuşmalar yapıyorlar: ‘‘Ödenmeyen bonolarıyla ünlü Yeşilçam...’’, ‘‘Benim Yeşilçam'dan alacağım var’’ gibi. Bunlar ne kadar yanlış, ne kadar ayıp konuşmalar, ne kadar büyük nankörlük... Kendileri yanlış firmaları, projeleri seçtilerse bunda kimin kabahati var? Benim başıma hiç böyle işler gelmedi, hangi firmayla çalıştıysam her zaman paramı gününde aldım. Benim Yeşilçam'dan hiçbir alacağım yok, bilakis haykırıyorum ki benim Yeşilçam'a manevi borcum var.
ÖNEMLİ FİLMLERİ
Samanyolu
Yaprak Dökümü
Altın Çocuk Londra’da
Şehirdeki Yabancı
Şafak bekçileri
Kızgın delikanlı |